Geri dön
217 Görüntülenme
12 Haber
712 İşletme görüntülenme
Temiz
enerji, teknolojiye, şebekeye ve geçişi destekleyen şirketlere duyulan güvene
bağlı
Yenilenebilir enerjinin geleceği
siber güvenlikten geçiyor
Temiz enerjiye geçiş
hızlanırken yenilenebilir enerji sektöründeki KOBİ’lerin siber güvenliği hem
yatırımlar hem de ekosistemin güveni açısından kritik önem taşıyor. Siber güvenlik
şirketi ESET, yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren KOBİ’ler için
siber güvenliğin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
Yenilenebilir enerji sektörü hızlı ilerliyor. Dünya çapında,
küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler), güneş enerjisi girişimlerinden
topluluk rüzgâr enerjisi geliştiricilerine ve dijital şebeke yenilikçilerine
kadar temiz enerjiye geçişi destekleyen yeniliklere öncülük ediyor.
Ölçeklendirme yarışında, bu firmaların çoğu kendilerini ve icatlarını tehlikeli
bir şekilde riske atıyor. Bir proje geliştiricisine veya hizmet sağlayıcısına
yönelik tek bir siber saldırı, finansmanı durdurabilir, kurulumları geciktirebilir
ve tüm ekosistemdeki güveni sarsabilir.
Enerji sektöründeki siber güvenlik endişeleri büyük kamu
hizmetleri etrafında dönüyor ve öncelikle operasyonel teknoloji (OT) risklerine
odaklanıyor. Bu anlaşılabilir bir durum çünkü şebeke düzeyinde bir ihlal kaosa
neden olur. Bunun en belirgin örneği 2015 yılında Ukrayna'da elektrik
şebekesini bozmak için tasarlanmış bilinen bir kötü amaçlı yazılım
saldırısıydı. Bu olay, kullanılan kötü amaçlı yazılımın adı olan Industroyer
olarak anılır ve endüstriyel kontrol sistemlerini enfekte etmek için özel olarak
yazılmış kötü amaçlı yazılımların bir örneğidir. Ancak dikkatler kontrol
odaları ve trafo merkezlerine odaklanırken sektörün gerçek zayıf noktası
potansiyel olarak gözden kaçırılmaktadır: Sektöre hayati hizmetler sunan
KOBİ'lerin BT sistemleri. Bu şirketler tamamen e-posta sunucularına, bulut
platformlarına ve müşteri veri tabanlarına bağımlıdır. Bu nedenle saldırganlar,
bu şirketleri saldırı için en kolay yol olarak görebilirler.
Yenilenebilir enerji alanında yenilik yapan KOBİ'ler benzersiz
zorluklarla karşı karşıyadır. Çoğu, ürün ve hizmetlerin yeterince güvenli
olmasını sağlayacak şirket içi siber güvenlik uzmanlığına sahip değildir ve
işletmenin dayandığı daha düzenli BT hizmetlerinin güvenliğini sağlamaya da
odaklanmamaktadır.
Önce siber güvenlik
Güçlü bir siber güvenlik duruşuna sahip olma ihtiyacını göz ardı
etmenin sonucu yıkıcı olabilir; çalışanları kimlik bilgilerini vermeye ikna
eden kimlik avı dolandırıcılığı, sessizce yayılan kötü amaçlı yazılım
enfeksiyonları, projeleri durma noktasına getiren fidye yazılımı saldırıları ve
hatta siber saldırganların şirketin müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetlerin
tedarik zincirini enfekte etme olasılığı. Yatırımcılar, ortaklar ve
düzenleyiciler yakından izlerken basit yapılandırma hataları veya kazara veri
sızıntıları bile büyük sonuçlara yol açabilir. Müşteriler, finansörler ve
düzenleyiciler, temiz enerji şirketlerinin sadece sürdürülebilirlik değil, aynı
zamanda mükemmel bir siber güvenlik duruşu sergilemelerini de giderek daha
fazla bekliyor. Burada bir paradoks ortaya çıkıyor; yenilenebilir enerji
sektöründeki KOBİ'ler inovasyona odaklanırken çoğu modern siber güvenlik
araçlarını benimsemekte tereddüt ediyor. Bazıları maliyetlerden korkarken
diğerleri operasyonların karmaşıklaşmasından endişe duyuyor. Ancak harekete
geçmemenin riski çok daha büyük.
Siber güvenlik, sadece büyük ve zengin kamu hizmetleri
kuruluşlarının tekelinde olan bir alan olarak görülmemelidir. Günümüzün
araçları, küçük şirketler için erişilebilir, ölçeklenebilir ve pratik olacak
şekilde tasarlanmıştır. Şirketlerin içlerinde siber güvenlik konusunda uzman
kaynakları bulunmadığı durumlarda, dış kaynaklı çözümler sunan çok sayıda
şirket bulunmaktadır.
Siber güvenlik için alınacak
önlemler
Siber güvenlik şirketi ESET, mütevazı adımların bile
dayanıklılığı önemli ölçüde artırıp riski azaltabileceğini gördü. İşletmenizin
bir sonraki ibret hikâyesi hâline gelmesini önlemek için öncelikle önleme
odaklı bir zihniyet benimsemek çok önemlidir.
● En
kritik güvenlik açıklarının hızla kapatılması için sağlam yama yönetimi
uygulamak,
●
Kimlik ve erişim politikalarını sıfır güven yaklaşımıyla
güncellemek - ihlal olduğunu varsaymak, en az ayrıcalık politikalarını
uygulamak,
●
Çok faktörlü kimlik doğrulamayı uygulamak,
●
Sunucular, dizüstü bilgisayarlar, bulut hizmetleri ve diğer
cihazlar dâhil olmak üzere tüm cihazlara güvenilir güvenlik yazılımı yüklemek,
● En iyi
uygulamalara göre hassas dosyaları yedeklemek ve geri yüklemenin denenmiş ve
test edilmiş olmasını sağlamak,
●
Paydaşlarla birlikte bir olay müdahale planı oluşturmak ve test
etmek,
●
Ağları ve uç noktaları, güvenlik ihlallerinin erken uyarı
işaretleri için sürekli izlemek,
● Personele
güncel siber güvenlik farkındalık eğitimi vermek ve kimlik avı simülasyonları
gerçekleştirmek; çalışanlar hem şirketin en güçlü varlığı hem de en zayıf
halkasıdır.
İç uzmanlığa sahip olmayan firmalar için Yönetilen Tespit ve
Müdahale (MDR) hizmetleri, uzman güvenlik analistleri tarafından 24 saat izleme
ve hızlı müdahale sağlayarak olaylar meydana geldiğinde daha da büyümeden hızlı
bir şekilde kontrol altına alınabilmesini sağlar. Güçlü siber güvenlik
savunmaları, inovasyon ve büyümeden uzaklaştırmaz; aksine bunları mümkün kılar.
KOBİ'lerin yatırımcıların güvenini kazanmasını, AB'nin NIS2 Direktifi gibi
çerçeveler altında sıkılaşan düzenleyici gereklilikleri karşılamasını ve
start-up'ları bu kadar değerli kılan çevikliği korumalarını sağlar. Şebeke daha
akıllı ve daha bağlantılı hâle geldikçe BT ve kritik altyapı arasındaki sınır
bulanıklaşıyor. Her KOBİ, daha büyük sistemde çok önemli bir rol oynar ve her
boşluk önemli.
Temiz enerji, teknolojiye, şebekeye ve geçişi destekleyen
şirketlere duyulan güvene bağlıdır. BT veya OT'de siber güvenlik ikinci planda
kalırsa bu güven kaybolacaktır. KOBİ'lerin zayıf halka olması için hiçbir
mazeret yoktur. Doğru korumalarla, güvenli ve sürdürülebilir bir enerji
geleceğinin dayanıklı omurgası olabilirler.