Geri dön
491 Görüntülenme
99 Haber
592 İşletme görüntülenme
Anadolu Sigorta’dan Fiyatın Ötesinde Bir Kasko Anlayışı
Anadolu Sigorta, kasko sigortasına yönelik yerleşik “prim
odaklı” bakış açısının ötesinde, araç bedeli ve değer odaklı yeni bir yaklaşımı
sektör gündemine taşıyor. Şirket, kaskoyu yalnızca fiyat karşılaştırması
yapılan bir ürün olmaktan çıkarıp, araç sahipleri için gerçek koruma sağlayan,
sürdürülebilir bir güvence sistemi olarak konumlandırıyor.
Türkiye’nin en köklü sigorta şirketlerinden Anadolu Sigorta,
artan hasar maliyetleri ve yükselen araç bedelleri karşısında kasko branşında
pazarın sağlıklı büyümesini ve sigorta bilincinin yaygınlaşmasını esas alan bir
strateji izliyor. Bu yaklaşım, fiyat algısı nedeniyle kasko sigortasından uzak
kalan geniş bir araç sahibi kitlesinin, sürdürülebilir bir risk yönetimi
anlayışıyla sisteme dahil edilmesini hedefliyor.
Türkiye’de trafiğe kayıtlı 33 milyonu aşkın aracın yaklaşık
yüzde 25’inin kasko poliçesine sahip olduğuna dikkat çeken Anadolu Sigorta
Genel Müdür Yardımcısı Taylan Matkap, kasko sigortasına ilişkin görüşlerini şu
sözlerle dile getirdi; “Son dönemde kasko sigortasının pahalı olduğu yönünde
yaygın bir algı var. Ancak bu algı, sadece fiyat etiketine bakılarak yapılan
bir değerlendirmeye dayanıyor. Veriler çok net: Araç bedeli artarken, kasko
maliyeti araç değerine oranla geriliyor. 2025 başında 2 milyon TL değerindeki
bir aracın kasko primi araç bedelinin %1,4’üne karşılık gelirken; bugün 2,5
milyon TL’lik aynı araçta bu oran %1,3 seviyesine indi. Nominal prim
artışlarına rağmen, araç değerine oranla kasko maliyetinde müşteri lehine reel
bir iyileşme söz konusu.”
“Kasko poliçe primi
artık periyodik bakım seviyesine geriledi”
Matkap sözlerini şöyle sürdürdü: “2022 yılında bir aracın kasko
primi tek bir far ünitesi değişimi maliyetine denk gelirken, bugün bu tutar
neredeyse periyodik bakım seviyesine gerilemiş durumda. Bu tablo, kaskonun
pahalılaşmadığını; sunduğu teminatla kıyaslandığında erişilebilirliğini
koruduğunu açıkça gösteriyor. Bununla birlikte, artan hasar maliyetleri ve
operasyonel gider baskısı dikkate alındığında, sektörün 2026 yılında teknik
kârlılık tarafında daha disiplinli bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyacağı
görülüyor. Bu nedenle sürdürülebilir fiyatlama önümüzdeki dönemde bir tercih
değil, zorunluluk olacaktır.”
Anadolu Sigorta’nın poliçe fiyatlarını riskin gerçek maliyetine
göre belirlediğine dikkat çeken Matkap, şu ifadeleri kullandı: “Sürdürülemez
indirimlerle günü kurtarmayı değil, hasar anında güçlü kalmayı tercih ederiz.
Çünkü bizim için müşteri, bir poliçeden ibaret değil; müşteriyle kurduğumuz
ilişki uzun vadeli bir güven ilişkisi. Bu doğrultuda fiyatlamamızı yalnızca
hasar geçmişine dayalı statik bir yaklaşımla değil; gelişmiş modelleme
altyapısı, segment bazlı risk analizi ve optimizasyon prensipleriyle şekillendiriyoruz.
Araç kullanım davranışlarını, risk profilini ve müşteri ilişki geçmişini
birlikte değerlendirerek dinamik bir fiyatlama modeli uyguluyoruz. Amacımız her
müşteriye riskine ve değerine uygun, adil ve sürdürülebilir bir fiyat
sunmaktır. Çünkü doğru fiyatlama yalnızca prim üretmez; güven üretir.”
Kasko teklifi almasına rağmen poliçe yaptırmayan geniş bir araç
sahibi kitlesi olduğuna dikkat çeken Matkap: “Bu grubun önemli bir bölümünün
kasko yaptırma niyetinde olduğu; ancak prim odaklı bakış açısı ve teminatların
yeterince bilinmemesi nedeniyle kararını ertelediği görülüyor. Anadolu Sigorta
olarak, özellikle trafik sigortası bulunmasına rağmen kasko sigortası olmayan
araç sahiplerini stratejik öncelik olarak konumlandırıyor, kaskoyu dar bir
müşteri grubunun tercihi olmaktan çıkarıp daha geniş kitleler için ulaşılabilir
bir güvenceye dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşım, yalnızca şirketimizin
büyümesini değil, sektörümüzün uzun vadeli aktüeryal dengesini de gözetiyor”
dedi.
Birleşik Kasko Sigortası ile gerçek koruma
Anadolu Sigorta’nın ürün gamında öne çıkan Birleşik Kasko
Sigortası, kasko sigortasında bütüncül bir yapı sunuyor. Çarpma, çarpışma,
yanma ve çalınma gibi temel risklerin ötesinde sunulan ek teminatlar sayesinde
yüksek maliyetli ve beklenmedik hasarlara karşı güçlü bir koruma sağlanıyor.
Birleşik Kasko’da
görünmez ama hayati bir güvence: İMM
Birleşik Kasko’nun en kritik bileşenlerinden biri olan İhtiyari
Mali Mesuliyet (Artan Mali Sorumluluk – İMM) Teminatı’nın yalnızca trafik
sigortası limitlerinin aşılması halinde devreye giren teknik bir ek teminat
olmadığını belirten Matkap, bu teminatın, modern risk toplumunun görünmez
kırılganlıklarına karşı geliştirilmiş güçlü bir finansal güvenlik katmanı
anlamına geldiğini belirtti.
Matkap sözlerini şöyle sürdürdü: “Çoğu sürücü için milyonlarca
liralık bir tazminat riski düşük ihtimalli bir senaryo gibi görünür. Ancak
gerçekleştiğinde, bireysel serveti, işletmeleri ve hatta kuşaklar arası
birikimi ortadan kaldırabilecek ölçekte sonuçlar doğurabilir. Risk yönetiminde
asıl mesele, sık gerçekleşen küçük hasarlar değil; nadir fakat yıkıcı etki
yaratan olaylardır. Bu nedenle İMM teminatı, olasılığa değil etkiye odaklanan
bir yaklaşımı temsil eder.
Trafik sigortası limitleri maliyeti yüksek kazalarda yetersiz
kalabilmektedir. İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı, finansal felaketi absorbe
eden bir tampon mekanizma olarak böyle durumlarda devreye girer. İşte bu
noktada, koruma kavramı fiyatın ötesine geçer ve gerçek anlamını bulur.
Anadolu Sigorta’nın bu teminat kapsamında sunduğu “sınırsız”
limit seçeneği, yalnızca yüksek bir rakamdan ibaret değil; artan araç
bedelleri, yükselen tedavi giderleri ve mahkeme kararlarıyla büyüyen tazminat
tutarları karşısında, belirsizliğin üst sınırını sigortalı lehine yeniden
tanımlar.”
