Geri dön
214 Görüntülenme
7 Haber
1.898 İşletme görüntülenme
Bahar
Alerjilerine Karşı Lazer Göz Cerrahisine İlgi Yükseliyor
Bahar
aylarında kontakt lens kullanımının neden olduğu sorunlara dikkat çekerek,
lazer göz cerrahisinin artan bir tercih haline geldiğini vurgulayan Dünyagöz
Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, Özellikle
mevsimsel alerjik konjonktivit sorunu yaşayan bireylerin, bu dönemde gözlerde
kaşıntı, yanma, kızarıklık ve lensle uyumsuzluk gibi problemlerle karşı karşıya
kaldığını belirtirken, lazer göz cerrahisine olan ilginin artırdığını söyledi.
Bahar aylarında polen, toz
ve diğer alerjenlerin artması, kontakt lens kullanıcıları için ciddi
rahatsızlıklara yol açıyor. Özellikle mevsimsel alerjik konjonktivit sorunu
yaşayan bireyler, bu dönemde gözlerde kaşıntı, yanma, kızarıklık ve lensle
uyumsuzluk gibi problemlerle karşı karşıya kalıyor. Bu mevsimsel sıkıntıların
lazer göz cerrahisine olan ilgiyi artırdığını belirten Dünyagöz Etiler
Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu “Lens kullanan
hastalarımızdan bahar aylarında şikayetler belirgin şekilde artıyor. Gözde
kuruluk, batma ve alerjik reaksiyonlar nedeniyle lens takmak neredeyse işkence
haline gelebiliyor. Bu da birçok kişiyi kalıcı bir çözüm sunan lazer
cerrahisine yöneltiyor. Teknolojik gelişmelerden en hızlı etkilenen
alanların başında kuşkusuz tıp dünyası geliyor. 30 yılı aşkın bir süredir
güvenle uygulanan göz lazer tedavileri, günümüzde minimal işlem süreleri ile
gözlük ve lenslere veda imkânı sunuyor” dedi.
Kaygılar
Ortadan Kaldırıyor
Göz cerrahisinde yıllardır
uygulanan SMILE yönteminin, robotik cerrahinin gücüyle birleşerek SMILE Pro’ya
dönüştüğünü belirten Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, bu değişimi şu sözlerle
özetliyor:
"Aslında temel
yaklaşım aynı olsa da sistemin içine robotik cerrahinin dahil olması her şeyi
değiştirdi. Eskiden dakikalar süren işlemler, artık inanılmaz bir hızla
yapılabiliyor. Öyle ki, SMILE Pro ile tedavinin lazer aşaması sadece 9 saniye
sürüyor. Bu süre hem biz hekimler hem de hastalar için büyüleyici bir hız.”
SMILE Pro teknolojisi,
cerrahi süreci teknik bir müdahale olmanın ötesine taşıyarak hasta için üst
düzey bir konfor deneyimine dönüştürüyor. Op. Dr. Hacıağaoğlu, bu teknolojik
ferahlığın psikolojik etkilerini şu şekilde detaylandırıyor:
"SMILE Pro’da hastayı
çevreleyen ve görüşü kısıtlayan tünel tipi yapılar tamamen devre dışı
bırakılmıştır. Operasyon süresince sedyede uzanırken önünüzün tamamen açık
olması, klostrofobik endişelere son vererek cerrahi kaygıyı minimize eder.
Sadece lokal anestezi sağlayan damlalar eşliğinde, robotik kolun milimetrik bir
hassasiyetle yaklaşarak işlemi 9 saniye gibi rekor bir sürede tamamlaması,
hastanın operasyon boyunca kendisini güvende ve ferah bir ortamda hissetmesini
sağlar.”
Günlük
Hayata Hızlı Dönüş Sağlıyor
Yöntemin sunduğu en kritik
klinik avantaj, cerrahi müdahalenin mikro düzeyde tutulması olduğunu belirten
Op. Dr. Hacıağaoğlu şunları söylüyor:
“Operasyon sırasında gözde
sadece 2 mm’lik mini bir kesi yapılıyor. Bu, doku bütünlüğünün maksimum
seviyede korunması demek. Dokuya gösterilen bu hassasiyet, aslında hastanın
ertesi güne kısıtlama olmadan taptaze bir bakışla uyanması demek. Hasta net bir
görüşe kavuşurken, gözün o doğal ve güçlü yapısını da en üst düzeyde korumuş
oluyoruz. Geleneksel yöntemlerde sıkça görülen göz kuruluğu riski bu yöntemde
minimuma iniyor. Bu da özellikle ekran başında çok vakit geçiren profesyoneller
için SMILE Pro’yu ilk tercih haline getiriyor.”
Lazer
Cerrahisi Kimler İçin Uygun?
Teknoloji ne kadar
ilerlerse ilerlesin, lazer tedavileri için uzman bir hekimin detaylı muayenesi
şart. Dr. Hacıağaoğlu, her vakanın titizlikle incelenmesi gerektiğinin altını
çizerek uygunluk konusunda şöyle konuşuyor:
“18-40 yaş arası 8
dereceye kadar miyop, 6 dereceye kadar hipermetrop ve astigmat olan hasta
grubunda lazer tedavisi ilk seçenek olarak kabul edilir.
Hastanın göz yapısı ve
uygunluğu göz önünde bulundurulduğunda ilk tercih SMILE Pro’dur. SMILE Pro
yöntemine uygun olmayan göz yapısına sahip kişilere iLASIK yöntemi
uygulanabilir. Korneası daha ince olan hastalarda ise yüzeye uygulanan lazer
yöntemleri (PRK, LASEK, Trans-PRK) tercih edilebilir. 40-45 yaş üzerindeki,
yakın görme probleminin (presbiyopi) başladığı hastalarda ise hem uzağı hem
yakını düzelten göz içi lens uygulamaları daha ideal bir çözüm olmaktadır. Bu
yöntemle, aynı zamanda katarakt sorunu da tek seansta ortadan
kaldırılabilmektedir.”
Dünyagöz Hastaneler Grubu
Hakkında:
1996 yılında hizmet vermeye başlayan Dünyagöz, gözün tüm
branşlarında sunduğu yüzlerce farklı tedavi yöntemiyle ve en gelişmiş
teknolojilerle göz ve göz çevresi sağlığına dair her türlü soruna çözüm
sunmaktadır. Branş hastaneciliği anlayışıyla Türkiye’de yeni bir dönem başlatan
Dünyagöz, günlük 8.000 poliklinik ve 1.000 ameliyat kapasitesiyle yurt içi ve
yurt dışında toplam 31 noktada etik ve ilkeli sağlık hizmeti vermektedir.
Dünyagöz; 350’si öğretim üyesi ve uzman doktor olmak üzere 800
kişilik medikal kadrosu, 3.500’ün üzerinde çalışanı ve çağdaş yönetim
anlayışıyla kısa sürede dünyanın sayılı merkezleri arasında yer almıştır.
Türkiye genelinde İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Tekirdağ,
Bursa, Konya, Sakarya, Gaziantep ve İzmir olmak üzere 12 ilde 21 şubesi; yurt
dışında ise Almanya (Frankfurt, Köln), Gürcistan (Tiflis), Azerbaycan (Bakü),
Kosova (Priştine), Kırgızistan (2 noktada Bişkek), Özbekistan (Taşkent) ve
Bulgaristan (Haskovo) olmak üzere toplam 9 noktada hizmet vermektedir.
Dünyagöz, Türkiye’de sağlık turizminin öncülerinden biri olarak, yılda ortalama 120.000 yabancı hastaya 7/24 hizmet vermekte; dünyanın 185 farklı ülkesinden gelen hastalarına ileri düzey göz sağlığı çözümleri sunmaktadır.