Geri dön
805 Görüntülenme
338 Haber
333 İşletme görüntülenme
Kalp
Tedavilerinde Yeni Bir Çağ Başlıyor
Doğal dokuyla kusursuzca
bütünleşen yapay damarlar, her kalp için dijital bir ikiz ya da giyilebilir
teknolojilerle kalp krizini saatler öncesinden tahmin edecek yapay zekâ
destekli teknolojiler… Daha pek çok gelişmenin önümüzdeki 10 yıl içinde kalp
hastalıklarının tanı ve tedavisinde hayatımıza girmesi bekleniyor. İstanbul
Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Rengin Çetin Güvenç,
yakın geleceğe bir projeksiyon tutarak yenilikçi tanı ve tedavi yöntemlerine
ilişkin öngörülerini paylaştı.
Kalp
hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde yeniliklerin olacağı bir çağa
girdik. Uzmanlara göre, artık risk tahmininden olay tahminine doğru evrilecek
bir dönem başlıyor. Yapay zekâ sistemlerinin; giyilebilir cihaz verilerini, genetik
profilleri, yaşam tarzı kalıplarını ve çevresel etkenleri sürekli entegre
ederek kalp krizini oluşmadan önce tahmin edeceği söyleniyor. Yaşanan
gelişmeleri “tahmin edici, önleyici ve yenileyeceği bir çağ” sözleriyle
tanımlayan İstanbul
Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Rengin Çetin Güvenç,
yakın geleceğin tanı ve tedavi yöntemlerine dair çarpıcı bilgiler
verdi.
SAATLER ÖNCESİNDEN KALP KRİZİ
TAHMİNİ
Yapılan
bilimsel çalışmalara göre, “Kalp krizleri oluşmadan önce tahmin edilebilir mi?”
sorusuna cevap bulunabilir. Eğer bu gerçekleşirse, “10 yıl içinde %20 riskiniz
var” demek yerine, sistemler artık şu uyarıyı verebilecek: “72 saatlik yüksek
riskli bir kalp krizi risk penceresine giriyorsunuz.” Bu tahminler,
analitiklere dayalı gerçek zamanlı modellerle desteklenecek, önleyici ilaç
ayarlamaları ve davranışsal yönlendirmelerle uzaktan hekim müdahalesine olanak
sağlayacak.
DİJİTAL KALP İKİZİMİZ GELİYOR
Herkes
için bir kalp ikizi kavramı büyük heyecan uyandıran yeniliklerden biri. Görüntüleme,
genomik ve fizyolojiden geliştirilen bu modeller, hekimlerin; müdahaleleri
gerçekleştirmeden önce simüle etmelerine, bir stent veya kapak değişiminin
nasıl davranacağını tahmin etmelerine, ilaç seçimini ve dozunu ayarlamalarına
olanak tanıyacak. “Dijital ikiz” olarak da adlandırılan bu kavram,
kardiyolojiyi simülasyon odaklı bir disipline dönüştürecek gibi görünüyor.
YENİ GÖRÜNTÜLEME TEKNOLOJİLERİ
RİSKLERİ TAHMİN EDEBİLECEK
Yapay
zekânın klinik uygulamaya girmesiyle birlikte normal bir EKG'den pek çok kalp
hastalığı riskini tahmin etmek de mümkün olabilir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi
Kardiyoloji Uzmanı Doç.
Dr. Rengin Çetin Güvenç, yeni görüntüleme teknolojilerinin sağlayacağı katkılarla ilgili
şu noktaların altını çizdi; “Geleceğin
görüntüleme teknolojilerinin sadece ‘olanı’ göstermekle kalmayıp, ‘olacak
olanı’ da tahmin edebileceğini öngörüyoruz. Amaç, yırtılmadan önce ‘hassas
plakları’ belirlemek, aritmileri öngörmek için elektriksel yolları haritalamak,
yapısal ve moleküler verileri tek bir taramada birleştirebilmek. Sonuç
itibariyle daha az belirti, daha az hastane ziyareti ve yatış ile yaşam kalitesinde
daha büyük iyileşmeler bekleniyor. Yani ‘Tedaviden- Önlemeye’ doğru bir gidiş
söz konusu. Belki de en önemli değişiklik teknolojik değil, felsefi olacak.”
DAMAR SERTLİĞİ TARİHE
KARIŞABİLİR
Bir
diğer heyecan verici gelişme ise, hasarlı doku ve organların yenilenmesi
üzerine çalışan rejeneratif tıp alanında yürütülen çalışmalarda bekleniyor.
Önümüzdeki 10 yılda doğal dokuyla kusursuz bir şekilde bütünleşen
biyomühendislik ürünü yapay damarlar, plakları hedef alan nanoteknoloji ve
damar sertliğini tersine çeviren gen terapileri hayatımıza girecek gibi
görünüyor. Tüm bu yenilikçi yaklaşımlar sadece damar sertliğini tedavi etmeyi
değil, onarmayı, hatta tersine çevirmeyi vaat edecek.
Hastalıkların
oluşmadan önlenmesi; aşılar, koruyucu hekimlik, tarama programları, risk
faktörlerinin ortadan kaldırılması gibi modern tıbbın başlangıçtan beri
yürütmeye ve korumaya çalıştığı politikalarının tamamı, teknolojik gelişimlerin
bize getirdikleri ve sunduklarıyla birlikte yeniden anlam kazanıyor. Ancak veri
gizliliği ve güvenlik endişeleri gibi konular, sistem tasarımının sorunsuz ve
mükemmel olması zorunluluğunu da beraberinde getiriyor.

