Geri dön
514 Görüntülenme
155 Haber
1.307 İşletme görüntülenme
Plajda kalp sağlığı için 5 öneri
Deniz, güneş ve açık havada geçirilen zaman
yaz aylarının vazgeçilmezleri arasında. Ancak sıcaklıkların yükselmesiyle
birlikte kalp-damar sisteminin de daha yoğun çalışmak zorunda kaldığından
bahseden Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç
Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Özellikle sıvı kaybı, yüksek nem
ve güneşe uzun süre maruz kalmak, tansiyon değişikliklerinden ritim
bozukluklarına kadar çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.
Hipertansiyon, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu veya koroner arter hastalığı
bulunan kişiler için risk daha da artabiliyor” açıklamasında bulundu.
Sıcak havalarda vücut, serin kalabilmek için damarları
genişletir ve terlemeyi artırır. Bu durumun kalbin daha fazla çalışmasına neden
olarak sıvı ve elektrolit kaybını artırdığını açıklayan Anadolu Sağlık Ataşehir
Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan,
“Yüksek nem, uzun süre güneş altında kalmak, yetersiz su tüketimi ve yoğun
fiziksel aktivite kalp üzerindeki yükü artırabilir. Bu nedenle göğüs ağrısı,
nefes darlığı, şiddetli çarpıntı veya baygınlık hissi gibi belirtiler ihmal
edilmemeli. Özellikle kalp hastalığı bulunan kişilerin yeterli sıvı tüketmesi,
güneşin yoğun olduğu saatlerde dikkatli olması ve fiziksel aktivitelerini
bilinçli planlaması yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şart” dedi.
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç
Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan plajda kalp sağlığını korumaya
yardımcı olacak 5 öneriyi sıraladı:
Sıvı kaybı kalbi zorlayabiliyor
Kalp sağlığını korumak için yaz aylarında dikkat edilmesi
gerekenlerin başında yeterli sıvı tüketimi geliyor. Plajda en sık yapılan
hatalardan biri susamayı bekleyerek su içmek. Oysa susuzluk hissi ortaya
çıktığında vücut genellikle sıvı kaybetmeye başlamış oluyor. Sıcak havalarda
terlemeyle birlikte yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi
önemli elektrolitler de azalabiliyor. Bu durum çarpıntı, halsizlik, baş
dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve kalp ritim bozuklukları gibi sorunlara zemin
hazırlıyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmek, çok şekerli
içecekleri sınırlandırmak, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak ve uzun süre güneş
altında kalınan günlerde sıvı alımını artırmak kıymetli.
Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dikkatli
olun
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında
uzun süre direkt güneşe maruz kalmak kalp-damar sistemi üzerindeki stresi
artırabiliyor. Özellikle kalp hastaları bu saatlerde daha dikkatli olmalı.
Şemsiye veya gölgelik kullanmak, açık renkli ve hafif kıyafetler tercih etmek,
geniş kenarlı şapka takmak ve güneş altında uzun süre hareketsiz kalmamak
vücudun ısı yükünü azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca ileri yaş grubunda sıcak
çarpması riskinin daha yüksek olduğu da unutulmamalı.
Soğuk suya birden girmek risk
yaratabilir
Çok sıcak bir ortamdan sonra birdenbire soğuk suya girmek, kalp
ve damar sistemi üzerinde ani stres oluşturabilir. Ani ısı değişimleri damar
spazmına, tansiyon dalgalanmalarına, çarpıntıya ve baygınlık hissine neden
olabilir. Özellikle hipertansiyon ile koroner arter hastalığı bulunanların ve
ileri yaş grubundakilerin suya yavaş yavaş adapte olması gerekiyor. Önce
ayakların ve kolların ıslatılması, ardından vücudun kademeli olarak suya
alıştırılması çok daha güvenli bir yaklaşım.
Plajda kalp dostu beslenmeye özen
gösterin
Beslenme tercihleri de plajda geçirilen zaman boyunca kalp
sağlığını etkiliyor. Tuzlu atıştırmalıklar, işlenmiş gıdalar, aşırı yağlı
yiyecekler ve şekerli içecekler sıcak havanın dolaşım sistemi üzerindeki yükünü
artırabiliyor. Bunun yerine meyve, yoğurt, ayran, hafif salatalar, ızgara balık
ve zeytinyağlı yiyeceklerin tercih edilmesi çok daha uygun. Akdeniz tipi
beslenme, yaz aylarında kalp sağlığının korunmasına katkı sağlar.
Egzersiz için doğru saatleri seçin
Yaz aylarında yürüyüş, yüzme ve diğer açık hava aktiviteleri
kalp sağlığı açısından faydalı olsa da egzersizin yapıldığı saatlere dikkat
etmek kritik. Günün en sıcak saatlerinde yapılan yoğun fiziksel aktiviteler
kalp hızını artırabiliyor, sıvı kaybını hızlandırabiliyor ve tansiyon dengesini
bozabiliyor. Bu nedenle egzersizlerin sabah erken saatlerde veya gün batımına
yakın zamanlarda yapılması gerekiyor. Özellikle kalp hastalığı öyküsü bulunan
kişiler aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınmalı.
