Geri dön
310 Görüntülenme
156 Haber
1.313 İşletme görüntülenme
Ünlü hayranlığı duygusal bağımlılığa dönüşebilir
Ünlüleri takip etmek, onların yaşamlarına
ilgi duymak ve kendini bir hayran topluluğunun parçası olarak görmek günümüzde
oldukça yaygın. Özellikle sosyal medyanın etkisiyle “fanlık” kültürü daha
görünür hale gelirken, bu ilgi kimi zaman kişinin kendisini takip ettiği ünlüye
duygusal olarak yakın hissetmesine de yol açabiliyor. Zamanla derinleşen bu
bağın psikolojide “parasosyal ilişki” olarak tanımlandığını açıklayan Anadolu
Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Parasosyal
ilişkiler her zaman zararlı değildir hatta kişiye ilham, motivasyon ve aidiyet
hissi sağlayabilir. Ancak bu bağ aşırı yoğunlaşıp gerçek yaşamın ve ilişkilerin
yerini almaya başladığında kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir”
şeklinde konuştu.
Sosyal medyanın, ünlülerin günlük yaşamlarına erişebilme hissini
güçlendirerek aradaki yakınlık algısını artırdığına değinen Anadolu Sağlık
Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Kullanıcılar,
takip ettikleri kişiyi gerçekten tanıyormuş gibi hissedebiliyor ve zamanla
duygusal yatırımlarını tek bir figüre yöneltebiliyor. Bu bağın giderek
güçlenmesiyle kişinin gerçek ilişkilerini ihmal etmesi, sosyal yaşamdan
uzaklaşması, zamanının önemli bir bölümünü bu kişiyi takip ederek geçirmesi ya
da günlük düzeninin bozulması mümkün. Bu tür değişimler, ‘Ünlü Hayranlığı
Sendromu’nun dikkat edilmesi gereken işaretleri arasında yer alıyor” dedi.
Ailelerin açık iletişim kurması önemli
Özellikle gençlerin dijital dünyada psikolojik sınırlarını koruyabilmesinde ailelerin yaklaşımının önemli bir rolü olduğunun altını çizen Unutmaz, “Bu süreçte yasaklayıcı ve yargılayıcı bir tutum yerine, gençlerin takip ettikleri içerikleri anlamaya çalışan ve onlarla açık iletişim kuran bir yaklaşım benimsenmesi önemli. Dijital okuryazarlığın desteklenmesi, sosyal medyada görülen içeriklerin sorgulanması, eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesi ve ekran süresine dengeli sınırlar konulması, gençlerin ünlülerle kurdukları tek taraflı bağları daha sağlıklı değerlendirmelerine yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra gerçek sosyal bağların güçlendirilmesi, aile içi iletişimin desteklenmesi ve gençlerin farklı ilgi alanlarına yönlendirilmesi, duygusal ihtiyaçlarını yalnızca dijital dünyadaki tek taraflı ilişkiler üzerinden karşılamalarının önüne geçebilir” dedi.
